DOLAR 8,0956
EURO 9,7502
ALTIN 461,01
BIST 1.377
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 22°C
Gök Gürültülü
Ankara
22°C
Gök Gürültülü
Sal 19°C
Çar 17°C
Per 18°C
Cum 23°C

ASKERE YENİ GÖREV: CUMHURİYET'İ DEĞİL YURDU KORU

ASKERE YENİ GÖREV: CUMHURİYET'İ DEĞİL YURDU KORU
20.11.2012
11
A+
A-

Radikal Logo

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1108563&Yazar=OMER-SAHIN&CategoryID=97

Askere yeni görev: Cumhuriyet’i değil yurdu koru 

ÖMER ŞAHİN ÖMER ŞAHİN

Meclis Darbe Komisyonu raporu: TSK Kanunu’nun 35. maddesi değiştirilsin. Genelkurmay MSB’ye bağlansın. TSK’ya yeni görev tanımı yapılsın.

Askere yeni görev: Cumhuriyet'i değil yurdu koru

Meclis Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, 28 Şubat süreci ve 27 Nisan e-muhtırasıyla ilgili hazırladığı raporu tamamladı. Komisyon, bir daha askeri darbe ve muhtıraların olmaması için bir dizi öneride bulundu. Bunlar arasında Genelkurmay’ın Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanması, TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesi dahil darbeye gerekçe gösterilen mevzuatın temizlenmesi, ‘iç düşman’ kavramının terk edilmesi gibi çarpıcı öneriler yer alıyor.
Radikal, komisyonun 700 sayfayı aşan taslak raporuna ulaştı. Milli Güvenlik kavramı ile başlayan rapor 27 Nisan bildirisi ve 28 Şubat’ın ekonomik etki analiziyle bitiyor. Raporda Hrant Dink cinayeti, Cumhuriyet mitingleri, 367 olayı gibi yakın tarihe damga vuran olaylar da var. Ekleriyle beraber 1000 sayfayı bulacak rapordan çarpıcı bölümler şöyle: 

MGK’YA NEŞTER: 
Milli Güvenlik Kurulu’nda siviller lehine yapılan değişikliği yeterli görmeyen komisyon, görev tanımının ‘ülke güvenliği’ ile sınırlı olmasını istiyor. MGK’nın hükümete paralel bir kurum gibi görev yapmasının doğru olmadığı belirtiliyor. İçişleri Bakanlığı’na bağlı olan Jandarma Genel Komutanlığı’nın MGK’da olmasının yanlışlığı vurgulanıyor. 

ASKERİ VESAYET BİTMEDİ: Başbakan Erdoğan ve dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın “Muhtıra değil” dediği 27 Nisan bildirisine komisyon farklı yaklaştı. Komisyon, siyasi hayatta ‘kırılmaya’ yol açtığını vurguladığı bildiriyi ‘demokrasiye müdahale girişimi’ olarak tanımladı ve kamuoyunda muhtıra olarak görüldüğüne dikkat çekti. Raporda, “Bu yaşananlar sivilleşme ve askeri vesayetin kaldırılmasına yönelik girişimlerin derinleştirilerek devam ettirilmesi gereğini göstermekte” denildi. 

27 NİSAN ‘MUHTIRA’: TSK’nın 27 Nisan bildirisi rapora şöyle yansıdı: “TSK’nın İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesinde yer alan ‘Cumhuriyet’i koruma ve kollama görevi’nin demokrasiye yönelik müdahalelerinin gerekçesi olarak kullanılması, bu görüşün halen TSK içinde var olduğunu kanıtlamaktadır. Gerek yaşanan olaylar gerekse askerin siyasi olaylar karşısındaki açık görüş beyanları Türkiye’nin askeri müdahalelerle dolu geçmişinden dolayı muhtıra yahut müdahale olarak yorumlanmaktadır.”
 
TSK’NIN YENİ GÖREV TANIMI: Komisyon, TSK’nın görev tanımının değişmesini de istedi. Cumhuriyet’i, rejimi koruma gibi misyon üstlenen TSK’nın görev çerçevesi şöyle çizildi: “TSK’nın görev tanımlarının yeniden yapılarak sivil iktidarın yönetim ve kontrol alanına daha fazla girmemesi, bu türden müdahale girişimlerini, siyasi konulara ilişkin açık görüş beyan edilmesini ortadan kaldıracaktır. TSK’nın görev alanının yurt savunması ile sınırlandırılması ve idari olarak mevcut özerk görünüm arz eden yapının değiştirilmesi gereken adımları oluşturmaktadır.” 

ASKERİ OKUL MÜFREDATI DEĞİŞSİN: Askeri okul öğrencilerinin kendilerini ‘geleceğin cumhurbaşkanı’ gibi gören bir anlayışla yetiştirildiğine dikkat çekilen raporda, müfredatın değiştirilmesi istendi. 

FİŞLEYENLERE SUÇ DUYURUSU: 28 Şubat sürecinde fişleme yapan kamu görevlisi ve şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunulması önerildi. Komisyon, yalan ve kasıtlı haberlerle mağduriyete yol açan gazetecileri de bu kapsama aldı. Ayrıca, fiş ve andıçların lağvedilmesi gereği de belirtildi. 

ASKER ANDI ve 35. MADDE DEĞİŞSİN: Darbelere dayanak gösterilen mevzuattaki bütün maddelerin değiştirilmesi istendi. Bunlar arasında TSK İç Hizmet Kanunu’nun ünlü 35. maddesi ilk sırada yer alıyor. Bununla beraber Askerlik Andı ve askerin görev tanımı dahil altı maddenin de değişmesi istendi. 

28 ŞUBAT MAĞDURLARINA TAZMİNAT: Komisyon, 28 Şubat sürecinde fişlenen, haksız bir şekilde işinden atılan kamu görevlilerine tazminat verilmesini istedi. 

DARBECİLERİN İSİMLERİ SİLİNSİN: 12 Eylül darbecileri için gündeme gelen ‘isim silme’ olayı 28 Şubat aktörleri için de önerildi. Komisyon, ismi 28 Şubat’la özdeşleşen dönemin komuta kademesinin isimlerinin okul, cadde, sokak ve kurumlardan silinmesini istedi. 

GENELKURMAY, MSB’YE BAĞLANSIN: Komisyon, sağlıklı bir demokratik düzen için Genelkurmay Başkanlığı’nın Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmasını önerdi.

Sihirli tanım ‘Milli Güvenlik’
Raporda ‘Milli Güvenlik’ tanımı ve mevzuatının baştan sona değişmesi önerildi: “MGK, ‘Milli Güvenlik’ olarak takdim edilen sihirli kavramın arkasına sığınarak ‘gizlilik’ şemsiyesi altında, TBMM iradesinin ve kamuoyunun by-pass edildiği bir yapı haline gelmiştir. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi ve bunun alt belgeleri ile mevzuatta yer alan milli güvenlik tanımlarının ve özellikle iç tehdit algılamasının değiştirilmesi gerekir. Milli Güvenlik Mevzuatı bu bakış açısıyla bütünüyle gözden geçirilmeli.”

‘İç düşman’a veda edilsin
Devletin gizli anayasası ya da ‘Kırmızı Kitap’ olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi raporda önemli yer tuttu. Belgenin hükümet, Meclis ve halkın bilgisi dahilinde hazırlanması, ‘İç Tehdit’ kavramına da son verilmesi istendi: ”İç tehdit sakıncalı bir kavramdır. Zira, bu tanıma istinaden birtakım devlet kurumları veya devlet adına hareket ettiğini öne süren birileri tarafından, vatandaşların bir bölümü ‘iç tehdit’ kapsamında değerlendir
ilebilir.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.