DOLAR 8,0580
EURO 9,6752
ALTIN 460,38
BIST 1.408
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 20°C
Gök Gürültülü
Ankara
20°C
Gök Gürültülü
Paz 23°C
Pts 20°C
Sal 19°C
Çar 18°C

ÖNCE OĞLUMU, ŞİMDİ DOSYASINI KAYBETTİLER

16.11.2012
13
A+
A-

http://www.medyatakip.com/medya_sistem/yb_kupurgoster.php?gno=2012111582802

Önce oğlumu, şimdi dosyasını kaybettiler
MUSTAFA GÜRLEK
Selami Kalafat, 19 yıldır oğlunun naaşına ulaşmayı bekliyor. Kalafat’ın oğlu Ünal, 1993’te Elazığ-Bingöl karayolunda, silahsız ve korumasız haldeyken katledilen 33 erden biriydi.

32 askerin kimliği belirlenerek cenazeler defnedilmiş ancak Ünal Kalafat’ın naaşına ulaşılamamıştı. Önceki gün Zaman’da yayımlanan ‘soruşturma dosyası bulunamıyor’ haberi üzerine konuşan acılı baba “Önce oğlumun cenazesini kaybettiler şimdi de dosyasını… Şu ellerim oğlumu şehit edenlerle bu olayın üstünü kapatmak isteyenlerin yakasında olacak.” diyor. 33 er olayı ile ilgili bütün haberleri arşivlediğini anlatan Kalafat, şu ifadeleri kullanıyor: “Okuduğum haberler ve edindiğim izlenimlere göre bu işin içinde bir iş var. Bir dolap dönüyor. Ben bu dünyanın mahkemelerine müracaat ettim. Fakat hiçbir şey elde edemedim. Artık hesaplaşmayı Allah’ın şaşmaz adaletinin tecelli edeceği mahşere bırakıyorum.”

19 yıl önce şehit edilen ama cenazesi bile bulunamayan Ünal Kalafat’ın babası Selami Kalafat, olaya Cumhurbaşkanı veya Başbakan’ın sahip çıkması durumunda her şeyin ortaya çıkacağını söylüyor. “Artık ahirete merdiven dayadım.” diyen acılı baba Selami Kalafat, son nefesine kadar oğlu Ünal’ın 19 yıldır kavuşamadığı cenazesinin peşini bırakmayacağını ve 33 askerin katledildiği olayın da takipçisi olacağını söylüyor. Bu olayla ilgili ihmaller zincirinin oğlunun cenazesini almaya gittiğinde başladığını aktaran Kalafat, soruşturma dosyasının kaybedilmiş olmasına da şaşırmadığını söylüyor. Kalafat, “İlk önce Ergenekon soruşturması ile ilgili bu olay gündeme geldi. Daha sonra hiçbir ses çıkmadı. Şimdi tekrar gündeme geldi. Bu işin içinde bir iş var.” diyor.

19 yıldır dua edecek bir kabrimiz yok

33 er olayında Ünal Kalafat’ın şehit olduğu 4 gün sonra aileye haber verilir. Acılı baba ilk bulduğu araçla Elazığ’a gider. Gittiğinde iki cenaze ile karşılaşır. Cenazelerin hiçbiri oğluna ait değidir. Baba, “Senin oğlun bu.” dedikleri cenazeye DNA testi yaptırır. Test sonucunda Elazığ’daki meçhul cenazenin oğlu olmadığı ortaya çıkar. Çanakkale’ye defnedilen cenazenin karışmış olacağını düşünerek mezar açtırılır. Kalafat, oğlunun burada yatan kişi olduğunu söyler. Fakat Çanakkaleli şehit Murat Elibol’un ailesi karşı çıkar. Bunun üzerine Çanakkale’deki cenazeye de DNA testi yaptırır. Adli Tıp Kurumu’nda yapılan DNA testinde ilginç bir skandal ortaya çıkar. Test sonucunda mezarda yatan cenazenin bir kadına ait olduğu söylenir. Baba artık ne yapacağını bilemez. Dönemin Başbakan’ına, bakanlarına ve Genelkurmay Başkanı’na oğlunun bulunması için mektup yazar ve yardım ister. Hiçbirinden geri dönüş olmaz. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e giderek durumu izah eder. Demirel, “Ne olacak sen de onun çocuğunu al.” diyerek, Elazığ’daki meçhul cenazeyi almasını tavsiye eder. Son çare olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a mektup yazar. Kalafat, “Benim 19 yıldır yanan şu yüreğimi söndürün. Bayramlarda dua edeceğim bir mezarım bile yok.” diyor. Çanakkale’de yatan şehidin kendi oğlu olduğundan emin olan baba, tekrar DNA testi yapılmasını istiyor. 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.