DOLAR 8,0844
EURO 9,7548
ALTIN 460,27
BIST 1.377
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 19°C
Çok Bulutlu
Ankara
19°C
Çok Bulutlu
Çar 17°C
Per 18°C
Cum 23°C
Cts 26°C

TSK'NIN AKP STRATEJİSİ

23.12.2012
10
A+
A-

Taraf Gazetesi

http://www.taraf.com.tr/haber/tsk-nin-akp-stratejisi.htm

TSK’nın AKP stratejisi

TSK’nın AKP stratejisi – DİCLE BAŞTÜRK

2005-2009 yılları arasında Karargâh, AKP’ye karşı mücadelede yeni stratejiye geçmiş. TSK, AKP’nin “uzaklaştırılması” için demode yöntemleri bırakmış

Bilgi Destek Dairesi’ne ait 2005 ve 2009 yıllarını kapsayan harddiskler üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan ön raporda, TSK’nın AKP’ye karşı eylem stratejileri ve planları yer aldı. Buna göre daha önceki irticayla mücadele planlarından vazgeçilmesi gerektiğini belirten TSK’nın, yerine toplumsal hassasiyetleri göz önüne alan yeni planlar koyduğu ortaya çıktı. İrticayla mücadele stratejisinin toplum tarafından sert bulunduğu yönünde özeleştiri yapan TSK, AKP’yi yönetimden uzaklaştırabilmek amacıyla “özünde stratejik bir değişiklik olmayacak” yeni uygulamalar planladı.

Genelkurmy Başkanlığı tarafından Ergenekon mahkemesine gönderilen harddiskler üzerinde inceleme yapan 13 Ağır Ceza Mahkemesi Naip Hakimi Hüsnü Çalmuk’un hazırladığı 200 sayfalık raporda, TSK’nın AKP’ye karşı geliştirdiği bir plan da bulunuyor. “Önümüzdeki Dönemde Bilgi Destek Açısından Uygulanabileceği Değerlendirilen Bazı Tedbirler” başlıklı belgede AKP’ye karşı izlenecek strateji belirlenmiş. “Türk toplumunun eğitim düzeyinin düşük olması, yoksulluk, işsizlik sorunlarının birinci öncelikli olması nedeniyle Türk toplumunun, TSK’nın irtica ile mücadele stratejisini anlayamadığını” belirten söz konusu planda şu ifadeler kullanılıyor: “Toplum, TSK’nın irtica ile mücadele stratejisinde radikal hareket ettiğini ve sert uygulamalar yaptığını düşünmektedir. İrtica ile mücadele stratejisinin önümüzdeki dönemde yeniden gözden geçirilerek, toplumsal hassasiyetlerin daha fazla dikkate alındığı bir tarz oluşturulabilir. Stratejinin özünde değişiklik yapılmasına gerek yoktur. Ancak uygulamalarda bazı değişiklikler yapılabilir. Bu kapsamda TSK’ya yönelik olarak yapılan propagandaları etkisiz kılacak şekli düzenlemeler yapılabilir.”

Planda yer alan maddelerin dikkat çeken satır başları şöyle:

* AKP’nin toplumsal desteğini kaybetmesi, ya küresel sermayeyle olan işbirliğinin bozulmasıyla veya dünya genelinde gerileyen küresel sermayenin Türkiye’de de gerileyerek ekonomik istikrarı devam ettirecek gücünün yitirmesiyle mümkün olabilecektir.

* Silahlı ya da silahsız olmayan yöntemlerle (28 Şubat tarzı) AKP’nin yönetimden uzaklaştırılma koşulları mevcut değildir. Merkezi güçlerle uyum içerisinde bulunulmadan yapılacak bir müdahale durumunda bir günde tüm ekonomik veriler alt üst edilebilir.

* Psikolojik harekat açısından önümüzdeki dönemde uygulanabilecek en uygun strateji, AKP yönetiminin merkezi güçlerle uyumunun bozulmasını, dünya genelinde gerileyen küresel sermayenin Türkiye’de de gerilemesini beklemek. 

Saygı cumhurbaşkanına değil

TSK’nın geçiş dönemi olarak tanımladığı süreçte “bilgi destek” açısından alacağı tedbirler de sıralanıyor:

* TSK, devletin sahibi ve koruyucusu olduğu, partiler üstü olduğu görüntüsünü zayıflatmalı.

* TSK’nın, devlet görevlerinin gerektiği ciddiyetle hareket ettiği ve devlet görevlilerinin yerine getirilmesinin her türlü anlayış ve değerlendirmenin üstünde olduğu yaklaşımı sergilenebilecektir. Bakanlıklar, devlet kurum ve kuruluşlarıyla yapılan işbirliği ve koordinasyonda bazı bürokratlara farklı yaklaşımlar sergilenmemeli. *TSK karşıtı veya TSK yanında gibi ayrımlar yapılmamalıdır. Cumhurbaşkanlığı ile olan ilişkilerde de benzer tavır sergilenmeli, saygı Cumhurbaşkanlığı makamında oturan kişiye değil, Cumhurbaşkanlığı makamına gösterilmelidir.

* TSK, kendi doğrularını savunmaya devam etmeli, ancak bunu gerçekleştirirken ‘iktidarla çatışıyor, siyasete müdahale ediyor’ görüntüsü vermemelidir.

* Türbanın bulunduğu resmi ortamlara gidilmemeli, hukuki geçerliliği olan mazeret belirtilmelidir. Gidilen sosyal faaliyetlerde türbanlıların olduğunun görülmesi durumunda mazeret bildirilerek toplantı terk edilmelidir. Sivillere açık davetlerde eşsiz katılım yapılmalıdır. 

AKP’yi yanımıza çekelim

* AKP, dönem itibariyle homojen bir yapıya sahip olmayan, içerisinde çeşitli görüş ve anlayışları savunan bir koalisyon partisi görünümündedir. İrticai, TSK aleyhtarı görüş ve anlayışlara sahip bulunan grup ve kişiler ile AKP içerisindeki diğer yapı ve anlayışlar birbirinden ayırt edilerek hareket edilmelidir. Bu kapsamda anılan grup, kişilerle belli ölçekte dolaylı ve doğrudan çeşitli şekillerde ilişki geliştirilebilir, uygun araçlar kullanılarak yönlendirilebilir veya çeşitli şekillerde destek verilebilir.

*TSK’yı tahrik etmek amaçlı olarak yapılan konuşma ve açıklamaları yapanlara karşı doğrudan tepki gösterilmesi uygun bir harekat tarzı olmayacaktır. Bu kişiler bir kenara not edilmeli ve faaliyetleri dökümante edilmelidir.

*TSK’nın savunduğu görüşleri AKP dışındaki partilerin savunması için bu partilerin karar verme mekanizmalarına etki edecek dolaylı kişiler tesis edilmelidir. Örneğin MHP’nin yönlendirilmesinde Adana Milletvekili emekli Tuğgeneral Kürşat Atılgan kullanılabilir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.