DOLAR 8,1116
EURO 9,7031
ALTIN 454,91
BIST 1.378
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 18°C
Sağanak Yağışlı
Ankara
18°C
Sağanak Yağışlı
Per 19°C
Cum 17°C
Cts 20°C
Paz 25°C

VATAN, GÖREV VE ŞEFKAT

19.03.2013
7
A+
A-

http://tbmm.ajanspress.com.tr/customer/basic/press/Displayer.aspx?id=21237385& 

Vatan, Görev ve Şefkat

Vatani görev yapanların hayatından kim sorumludur? Tabii "devleeeeet" diyeceksiniz. Ben de öyle zannediyordum. Meğerse öyle değilmiş. Devlet sadece kendisine saldırı olursa ve asker bu saldırıda hayatını veya uzuvlarını kaybederse, o zaman insanı asker sayıyor, ama askeri insandan saymıyor. Geçenlerde internete düşen iki vaka insanın aklına bunu getiriyor.

Biri 41, diğeri 47 yaşında iki adam. İkisinin ortak kaderi vatani görev yaparken uzuvlarını kaybetmeleridir. Mustafa Azgın ve Hasan Ata adındaki bu insanlar vatani görev yaparken uzuvlarını kaybediyorlar. Hasan Ata bir NATO tatbikatı sırasında patlayan bir mayın ile bacağından oluyor. Mustafa Azgın da benzer bir olay sonucu uzuvlarını kaybediyor. Bunun sonucunda kendilerine bir protez takılıyor. SGK protezleri ödüyor.

Aradan yıllar geçiyor ve bu eski askerlere bir mektup ulaşıyor. Mektuplarda aynı laf: Paramızı geri verin yanlışlıkla protezinizi biz ödemişiz. Tabii şaşkınlık, bunca yıl aradan sonra ne parası? Ardından icra gönderiyorlar, aileler perişan durumda. Birinden 94 bin TL, diğerinden 74 bin TL talep ediliyor. Ne yanlışlığı?

Gerekçe şu: 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu. Meğer terör kurbanı değilsen, vatani görev sırasında hayatın devlet güvencesi altında değilmiş. Bu yasanın kapsamına girmiyorsun. Kısacası: Ne halin varsa gör, demektir bu.

Biz zannediyoruz ki, evlatlarımızı vatani görev yapsınlar diye devlete teslim edince, devlet de çocuklarımızı gözü gibi koruyacak. Meğer devletin bir gözü körmüş de haberimiz yok. Devlet diyor ki: "Bana saldıran olursa ve sana o saldırıda bir şey olursa, sorumluluk üstlenirim, yoksa hayatından ben değil, kendin sorumlusun."

Bu yasayı kim nasıl neden böyle hazırladı belli değil, ama bir şeyleri unuttukları malum. Muhakkak değişmelidir. Devlet, eğer erkeklerden vatani görev yapmalarını bekliyorsa, vatan da onları korumalıdır. Vatan, bu bağlamda devlettir.

Devlet erkanından olmayınca insanın düşünceleri farklı olabilir, ama beyni aynıdır, değişmez. İnsana doğduğundan bir tek beyin verilir. Ve herkes devlet erkanı mensubu olarak doğmuyor. Oradakilerin çoğunun beyni, acaba devlet erkanı olduktan sonra değiştirilip yerine bir protez mi takıldı, bilemem, ama bu unutkanlık normal değil. Çünkü aynı adamlar ve bayanlar, kendileri dışında aile fertlerini de düşünüp, güvence altına almayı unutmuyorlar. Biri biraz hastalanmaya görsün, ver elini Almanya ver elini Amerika; paralar? Devletten!

Milletvekili kendisini vatani görev yapan biri olarak görür. Milletvekili maaşı, bir işçinin yaptığı işin karşılığında aldığı maaş gibi değildir. O, yani milletvekili, başka yerde çalışabilecek ve daha fazla para kazanabilecek olanaklara sahip olduğu halde, bundan vatan için vazgeçtiği için bu feragatinin "diyetini" alır, bu yüzden Almanlar milletvekili maaşı demez, milletvekili diyeti derler. Ama sonuçta Türkiye’de de milletvekillerine maaşları bu feragatin karşılığı olarak ödenen diyettir. Normal bir iş olsa, parlamento böyle bomboş olur mu? Hangi şirket işine gelmeyene para verir?

Ben, milletvekillerinin bu diyeti hakketmediklerini söylemiyorum, söylediğim sadece şudur: Asker, vatanı için oradadır, en azından milletvekili kadar o da orada vatani görev yapmaktadır. Dolayısıyla askerine sahip çıkmak zorunda olan devlet, milletvekiline sahip çıktığı kadar askerine de kayıtsız şartsız her koşul ve durumda sahip çıkmalıdır. Sahip çıkmıyorsa, o zaman bir gözü kördür. 3713 sayısı Terörle Mücadele Kanunu, askerler arasında ayırım yapmaktadır. Terör kurbanı "iyi asker", ya diğeri…

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu olaya el koyması, haksızlığı bertaraf ederek, devletin sadece güçlü değil, aynı zamanda şevkatli olduğunu da göstermesi gerekir, gereklidir, diye düşünüyorum.   

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.