DOLAR 8,0956
EURO 9,7502
ALTIN 461,01
BIST 1.377
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 22°C
Gök Gürültülü
Ankara
22°C
Gök Gürültülü
Sal 19°C
Çar 17°C
Per 18°C
Cum 23°C

YOK CANIM, SAHİ Mİ!

YOK CANIM, SAHİ Mİ!
30.11.2012
11
A+
A-

http://www.medyatakip.com/medya_sistem/yb_kupurgoster.php?gno=2012113266662&ky
Yok canım, sahi mi!
MECLİS Komisyonu şaşırmış: Meğer orduda intihar eden asker sayısı "şehit sayısı"ndan fazlaymış! 10 yılda "şehit sayısı" 818, intihar eden er, erbaş sayısı 934.
Pekiyi nasıl olmuş bu?
"Kınalı kuzular" kendi canına mı "terörist" olmuş? Bu çocuklar nasıl olmuş da ölmeyi düşünüp canına kasteder hale gelmiş?
Kendi kendine mi?
"Er ve erbaş" dendiğine göre, sayının içinde "profesyoneller" yok! Oysa onlarda da intihar çok.
Ne teftişte aşağılanıp "İntihar etti" denen 21 yaşındaki Sercan Astsubay ne de "Uygunsuz davranışlı" denip ordudan atılınca canına kıyan Nazlı üsteğmen istatistikte mevcut.
Ruh yaralarını emekliliğe taşıyıp takati kesilenler de yok.
Fakat komisyondaki Milli Savunma Müsteşar Yardımcısı Hakim Tuğgeneral’e göre, "TSK insan haklarına çok hassas. Asta kötü muamele, cebir ve şiddet suç. Tespiti halinde ceza var".
Öyle… Tespiti halinde! ?
O "şehit sayıları"nın profesyonelleri uzmanlara "Biz başız…
siz…" diyen ceza mı aldı, terfi mi?
Ya da alın size bir mektup: "Hakkâri Dağ Komando Taburu (yani ölmeye öldürmeye "yan gelip" yatanlar)… Umur Bey, astsan, hele uzmansan köpek kadar değerin yok. Zaten uykusuzsun hep, bir de küfür hak getire. Hakaretler bezdiriyor. İki genç uzman istifa etti, dayanamadı.
Biz de BİMER’e şikâyet ettik. Tahkikat heyeti geldi, sanki kankası.
İfadelerimizi alırken, ‘Yahu öyle dememiştir, sen yanlış anlamışsın, yoktur öyle şey’ diye konuşup durdular, güle oynaya gittiler.
Her şey yine aynı." Onca yıldır yazınca kızanlarda az biraz kızarma olsa! ?
"Asker Haklan" gönüllüleri sayesinde konu Meclis Komisyonu’na biraz olsun geldi.
Şaşırmış mebuslar.
Öyle ya…
10 yılda 818 "şehit" varken, 934 er ve erbaş da intihar etmiş! Şaşıracaksın elbet…
10 yılda trafikte 40 bin ölüsü, 2 milyon yaralısı olan memleketin birinde…
10 yılda 2 bine yakın kadının, namus, töre, kıskançlık ve haddini bilsin diye katledildiği cennette…
10 yılda 10 bin 723 işçinin "kaza" denen geçim çukurunda kaybolup gittiği serbest piyasada! Duygusal iş güvenliği beyleri ne diyorsa TSK’nın hassas, güvenilir paşaları da onu diyor: Çalışana özen, askere insan hakkı! İşçi yükseğe alışmamış düşüyor; asker psikolojik sorunlu, kendini öldürüyor.
Tabii şu küçük notla birlikte: Nasıl iş kazalarının ciddi bir kısmı esasında harbiden katliam ise… Nasıl kadın ve genç kız "intiharlarının ciddi bir kısmı aleni cinayet ise…
Asker intiharlarının ciddiye alınmayan bir kısmı da, "eğitim zayiatı" veya "ölüme zorlama! ?
Bir Meclis‘in, bir devletin, bir milletin buna şaşırmaması için; "demokrasi, insan hakları bekçisi ombudsman"ın bankadan kankadan değil, hak, hukuk, özgürlük ufkundan şaşmaması lazım ama… İnsanların katledilmesinin yollarını döşeyen zihniyet; şantiyeden kışlaya yargıya aynı "hassasiyet"i paylaşıyor.
Sonra siz de şaşırıyorsunuz bu "hassaslık"a…
Genç askerler, genç kadınlar, genç işçiler ne kadar kırılgan böyle diye…
Nasıl da düşüveriyorlar öyle! Terör var ya!

Mahkûmiyetsiz ceza, hukuksuz infaz!

9 ay tutukluluktan sonra serbest kaldı… 3 yıl hapisten sonra serbest bırakıldı… 5 yıldır tutuklu! 13 tıp ve sağlık öğrencisi 6 aydır içeride! Böyle bir hukuk sisteminin adaleti olmaz! Uzun tutukluluk, davanın hayatiyetinden çıktı; resmen ceza, gözdağı, esir ve rehin almak, hayat gasbı demek! Başka ülkede olsa üniversiteler, rektörler ayaklanıldı mesela! Nitekim ayaklanmış.
Çifte vatandaş olan, değişim öğrencisiyken Türkiye’deyken tutuklanıp yurtdışı yasağı konan Sevilay Sevimli’nin davası için Lyon Üniversitesi Rektörü de Fransa’dan Bursa’ya geliyormuş! Bizde de rektörler var ama Bursa uzak!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.