Dolar 27,1110
Euro 28,8872
Altın 1.677,06
BİST 8.000,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 29°C
Açık
Ankara
29°C
Açık
Cts 30°C
Paz 30°C
Pts 29°C
Sal 29°C

ASKERLİK YERİNE SİVİL HİZMET

ASKERLİK YERİNE SİVİL HİZMET
20/06/2013 5:55 PM
20.175
A+
A-

http://tbmm.ajanspress.com.tr/customer/basic/press/Displayer.aspx?id=30172520&

Erdoğan’dan dövizli askerlik pazarı

Erdoğan'dan dövizli askerlik pazarı

Başbakan Erdoğan, katıldığı Yurtdışı Türkler Dayanışma Kurulu toplantısında, temsilcilerle dövizli askerlik konusunda alınacak bedeli konuştu. Katılımcılar, 5 bin ile 8 bin 500 euro arasında öneride bulunurken, Avrupa’daki askerlik uygulamaları göz önünde bulundurularak Türkiye’de de askerlik hizmet

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu toplantısında konuştu. Konuşmasında Avrupa Birliği Parlamentosu’nun Taksim Gezi Parkı olayları nedeniyle aldığı kararı bir kez daha sert sözlerle eleştiren Erdoğan, bedelli askerlik ücreti ve zorunlu askerlik konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

İDEAL RAKAM ÖNERİN

Erdoğan, katılımcılardan yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının dövizle askerlik hizmeti bedeliyle ilgili görüşlerini ifade etmelerini istedi. Dövizle askerlik bedelinin 10 bin euro olduğunu anımsatan Erdoğan, ideal bir rakam verilmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan’ın söz verdiği bazı katılımcılar, 5 bin ile 8 bin 500 avro arasında öneride bulunurken, bazıları da Avrupa’daki askerlik uygulamaları göz önünde bulundurularak Türkiye’de de askerlik hizmetiyle ilgili bir düzenleme yapılması yönünde görüş dile getirdi.

Katılımcılardan biri Avrupa’da ekonominin Türkiye’deki kadar iyi olmadığını, işsizlik sorunu yaşandığını öne sürerek, bu durumun göz önünde bulundurulması ve dövizli askerlik için bedelinin 5 bin avro civarında olması gerektiğini ifade etti. Erdoğan, bunun üzerine, "İşsizlere yönelik bir öneri getiriyorsunuz.

Siz iş sahibi olanlara yönelik niye düşünmüyorsunuz? Ona ayrı, buna ayrı diye bir şey olmaz" diye konuştu. Önerilerde adil bir yaklaşım beklediğini söyleyen Erdoğan, daha sonra Karadağ’dan bir katılımcının "az kazanandan az, çok kazanandan daha çok ücret alınması" yönünde görüş öne sürmesi üzerine şöyle konuştu:

HAKSIZLIK OLUR

"Çok tüccarane bir yaklaşım yani askerlik yapmak, yapmamak noktasında, böyle ticari hesabın içerisine bu şekilde girerseniz o zaman binlerce, onbinlerce askerliği yapması gerekenin hepsinin ayrı bir karşılığının olması gerekir. Bu mantıktan hareket edersek o zaman işsizden para almamak gerekir. Böyle bir şey de ücret ödeyenlere karşı haksızlıktır."

Erdoğan, ABD’den bir katılımcının önerisi üzerine "Hepsinin değerlendirmesini yaparak, 10 bin euro değil de biraz aşağı düşürülürse bu onlar için bir hak doğurur mu doğurmaz mı, adalet noktasında durum nedir, bunun değerlendirmesini arkadaşlarımız yaparlar. Bu değerlendirmelerden sonra nihai kararımızı veririz ve ona göre de adımımızı atarız" dedi

SİVİL ALANDA HİZMET

Belçika’dan parlamenter Meryem Kaçar da, miktar konusunda görüş belirtmeyeceğini ancak yurtdışında yaşayan ve iyi eğitim görmüş önemli sayıda kişi bulunduğunu, bunların arasında askerlik hizmeti sorumluluğu olanların Türkiye’de sivil alanda hizmet vermesinin önünü açacak bir düzenleme yapılması önerisinde bulundu. Erdoğan, bu öneri üzerine şunları söyledi: "Bu konuyla ilgili poliste yaptık. Kısmen öğretmenlerde yapıyoruz. Sağlık görevlilerinde kısmen yapıyoruz. Nasıl yapıyoruz? Tayinin çıktığı yerdeki sağlık görevini askerliğinden sayıyoruz.

Öğretmenlerde kısmen buna benzer çalışma var. Ama tüm kamu görevlilerinde değil. Çünkü güvenlik gücüne de ihtiyacımız var. Mesela şu anda silahlı kuvetlerimiz ‘Biz yedek subaysız bir askerlik düşünemiyoruz’ diyor. Neden? Yedek subayların birikimlerin değişik alanlarda onların da özellikle askerin eğitiminde kullanmak istiyoruz diyorlar. Yedek subay hakkını kazananların bir kısım zaten 6 aylık olarak yapıyor ama 12 aylık yapanlar içerisinde tabi mühendisi var, yabancı dili iyi olanlar var. Bunları özellikle merkezlerde, karargahlarda filan kullanma durumu oluyor. Dedikleriniz üzerinde çalışma vesaire, bunlar devam ediyor. Gelecekte buna yönelik daha ne olur, ayrı bir konu."

AP’YE:BUNLAR ŞAŞIRMIŞ

Başbakan Erdoğan, konuşmasında Avrupa Birliği Parlamentosu’nun Taksim Gezi Parkı olayları nedeniyle aldığı kararı bir kez daha sert sözlerle eleştirdi. Avrupa Birliği’nin yasadışı gösterilere verdiği desteği de eleştiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Son Avrupa Birliği Parlamentosu’nda alınan kararı görüyorsunuz. Bunlar şaşırmış, bunlarda ahde vefa yok. Sizin bizim hakkımızda böyle bir karar alma hakkınız var mı? Yunanistan’da neler oluyor? İngiltere’de, Fransa’da, neler oluyor? Sen bunlara sessiz kalacaksın.

Türkiye’de antidemokratik bir eylem yapılacak bununla ilgili kalkacaksın koruma-kollama görevini yapan güvenlik güçlerine karşı karar alacaksın. Sizin demokrasiye saygınız yok. Sizin özgürlük tanımınız farklı. Başkalarının özgürlük alanlarına saldıranlara siz destek çıkıyorsunuz. Bu kararı alanların, şu anda oturduğu yer burasıdır. Benim özgürlük alanıma saldırana sahip çıkana ben karşıyım. Böyle bir Avrupa Birliği Parlamentosu’nu ben tanımıyorum.”

CNN INTERNATIONAL’A TEPKİ

Başbakan Erdoğan, CNN International kanalının, İstanbul’da düzenlenen AK Parti mitingine ait görüntüleri, hükümete karşı olanların gösterisi şeklinde yayınlamasına tepki gösterdi. Erdoğan, "Enteresandır, CNN bakın ne geçiyor? ‘Türkiye hükümetine karşı protesto mitingi’ diyor. Düşünebiliyor musunuz, CNN’in yayını bu. Ondan sonra utanmadan sıkılmadan karşı ataklar gelince bir iki saat önce bunu siliyor" diye konuştu.

Mitinglere devam edecek   

Başbakan Erdoğan, Ankara ve İstanbul’da düzenlediği "Milli İradeye Saygı" mitinglerine devam edecek. 17. Akdeniz oyunları açılış törenlerine katılmak üzere 20 Haziran günü Mersin’e gidecek olan Erdoğan, "Milli İradeye Saygı" teması çerçevesinde "Haydi Büyük Oyunu Bozmaya" sloganıyla 21 Haziran’da Kayseri’de, 22 Haziran’da Erzurum’da ve 23 Haziran Pazar günü de Samsun’da gerçekleştirilecek olan mitinglerde halka hitap edecek.

Çiçek’ten sağduyuya davet

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Dünya Gönüllü Kan Bağışı Günü nedeniyle Meclis’te kan bağışında bulundu. Gezi Parkı olaylarılya ilgili sorular üzerine Çeçik, sağduyu çağrısı yaptı. ""Keşke bunlar yaşanmasa" diyn çiçek şöyle devam etti:

"Taksim olayları ve ona bağlı gelişmelerle ilgili olarak da taa işin başında ‘bu işi kıvamında bırakalım, bunu çok daha ileriye götürürsek, üzücü durumlar meydana gelir’ dedim. Nitekim bazı vatandaşlarımız hayatlarını kayb
etti. Bunları geri getiremeyiz. Bir şey denmek isteniyorsa, herkes dedi ki ‘biz bunu anladık, ne söylenmek isteniyorsa bunun ne anlama geldiğini anladık, mesajı aldık’ denildi. Artık bu işi bu noktada bırakmak lazım, bundan öte olunca, iş üzüm yemek değil bekçi dövmek anlamına geliyor. Sükunet ortamında ancak dersler çıkarılabilir. Herkesi sağduyuya davet ediyorum. Bu işler artık bitmeli ve olup bitenleri de soğukkanlı bir şekilde değerlendirme imkanI olmalıdır."

‘Gezi eylemler bizim başarımız’

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İngiliz The Guardian Gazetesi’ne, Gezi olaylarını yazdı. Demokrasi vurgusu yapan "Gezi Parkı’nda barışçıl başlayan gösteriler bizim başarımızdır" dedi. "Barışçıl bir çevre hareketi olarak başlayan gösterilerde, ne yazık ki şiddet yanlısı aşırıcı gruplar demokratik talepleri gasp etti"  ifadesini kullanan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"İstanbul’daki Gezi Parkı olaylarıyla ilgili çok fazla şey söylendi, fakat tam anlamıyla anlayabilmek için daha geniş bir perspektiften bakmak gerekiyor. İlk olarak, Türkiye’de demokrasi eksikliğinin var olduğunu iddia etmek yanlış. AK Parti’nin iktidara geldiği andan beri, istikrarlı ve toplumun tüm kesimlerinin yasalar çerçevesinde temel haklarını yaşadığı bir sistem için uğraştık. Kendimizi ülkenin yöneticisi gibi değil, demokrasi ve halkın hizmetçisi olarak gördük."

Arınç: Burası dingonun ahırı değil

Katıldığı bir televizyon programında Gezi Parkı olaylarını değerlendiren  Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, polisten şikayet edenlerin hep yakıp yıkanlar olduğunu iddia etti. ”Kusura bakmasın, burası dingonun ahırı değil, hukuk devleti” diyen Arınç, göstericilere müdahale için TSK’dan da yararlanılabileceğini belirtti.

"Polise verilen öncelikli talimat şudur; bundan herkes emin olsun, öncelikle pasif durumda kalacaklardır" diyen Arınç, polisin de bu talimatı uygulama konusunda hassas davrandığını anlattı. Göstericileri ikna yolu ile dağıtamazlar ise ellerindeki, biber gazı ve tazyikli suyu kullanma yoluna gittiklerini ifade eden Arınç, "Polis sokakta seyyar satıcı değil, güvenlik gücü. Kendisine kanunların vermiş olduğu bütün yetkileri kullanacak” dedi.

Swoboda: AP’yi reddetmek Avrupa Birliği’ni istememektir

AP Sosyalist Grup Başkanı Hannes Swoboda, AP’nin reddetmenin AB üyeliğinin istenmediği anlamına geleceğini savundu. Swoboda, açıklamasında, "Başbakan Erdoğan Avrupa Parlamentosu’nu ve kendisini, hükümetini ve politikalarını protesto edenleri tanımadığını söyledi. AP’yi reddetmek sadece Türkiye’nin AB üyesi olmak istemediği anlamına gelir" dedi.

Erdoğan’ın görevinin halkını birleştirmek olduğunu söyleyen Swoboda, Taksim’deki polis şiddetini şiddetle kınadığını belirtti. Swoboda, Erdoğan’a "Sadece bir siyasi parti lideri gibi değil, devlet adamı gibi davran" diye seslendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.